20 Temmuz 2013 - 09:52
Mısır’ın geleceğinde siyasal İslam’ın yeri

Allah’ın adıyla Mısır’da askeri darbeyle Mursi iktidardan uzaklaştırıldı. Başkalarının insafına iktidarda olanlar, bir günde iktidardan uzaklaştırılıyorlar. Mısır’da devrim olmamış, iktidar değişikliği olmuştu. Sistem olduğu gibi duruyordu. Devrim olmadan kalıcı iktidarların oluşturulması mümkün değildir. Bu durum Mısır için geçerli olduğu gibi Tunus ya da başka yerler için de geçerlidir.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Mısır’da devrimi göze alamayan İhvan-ı Müslimin, iktidar değişikliğiyle yetindiler. İktidar değişti ama sistem değişmediği için iktidara gelenlerin ABD ve İsrail’le ilişkileri de değişmedi. Amerikan karşıtı bir iktidar olmayı aklından geçirmeyen ihvan, bu tutumuyla sistem karşısında kendini güvende hissediyordu. Amerika’ya güvenme ve dayanmanın ne anlama geldiğini de görmüş oldu. Bunu görmeye gördü de ihvanın bu konuda gözü açılmadı. Bundan sonra da Amerika’yla uyumlu ve müttefik olarak yoluna devam edecek olduğu görülmektedir. Başka çıkış yolunu bulamamanın acziyeti, Amerika’ya mahkûm siyaseti beraberinde getiriyor.

Ya Allah’a ve halka dayanarak bağımsız olarak bir yol tutarsınız ya da Amerika’yla uyumlu hareket etmenin yolunu bulursunuz. İslam İnkılâbı, birinci yolu seçerek bağımsız ve İslam’a dayalı bir devrim gerçekleştirdi. Bunun için gereken fedakârlığı yaptı ve bedelleri ödedi. İzzetli, haysiyetli, İslam’a dayalı bir yol tutup bu zamana kadar da taviz vermeden yoluna devam etti. Yazık ki yıllar geçmesine rağmen tekrarı da gerçekleşemedi.

İslam İnkılâbı, İslam’a dayanarak tüm işlerini yürütebilecek güçte olduğunu ispat etmiştir. İslam’ın bu zamanda da tüm sorunları çözmenin adresi olabileceğini kanıtlamış bulunuyor. Bu durum İslam’ın anlaşılış şekli ve muazzam bir donanımı sayesinde olmuştur. Bunu İran başarabilmiştir.

Acaba Mısır’da ya da başka ülkelerdeki İhvan-ı Müslimin İslam’a dayanmayı talep etme konumunda olabilecek mi? Şimdilerde İhvan çizgisindeki Müslümanlar İslam’a dayalı devlet talebinden yoksun görünmektedirler. İslam’a dayanmayı talep eder durumda olamamaları, yalnızca kendilerinin dışındaki şartlardan kaynaklanmıyor. İhvan liderleri,  İslama dayalı bir devlete sahip olmanın nasıllığı ve bunu nasıl gerçekleştirecekleri konusunun teorisini bile aşmanın zorluğunun farkındalar. Bundan dolayı demokrasi ve laiklik gibi batılı değerlere tutunmaktan başka çıkış yolu bulamıyorlar.

İslam İnkılâbı’nı hiçbir dayanak olmadan eleştirenler, bir anda laikliğe mahkûm olduklarını anlamış oldular. Bundan dolayı da laikliği birbirlerine önermeye başladılar. İhvan-ı Müslimin, Mısır’da yaşadıkları devlet tecrübesiyle bir çıkış yolu ararken ne yapacaklarını net olarak bilmiyorlar. Halkı sokaklara davet ediyorlar. Ama bu çağrı sonucu ne yapacaklarını tam anlamıyla bilmiyorlar.

Bir tarafta yıllardır İslami iddialar var bir tarafta İslam’a dayalı olmanın neler gerektirdiği gibi bir sorun var. İsrail’i tanımama yolunu seçemeyenler, İslam adına neyi ortaya koyacaklar ki! Gasıp İsrail karşısında iki büklüm olarak Şimon Peres’e mektup yazan Mursi ve benzerleri isterse halkın oylarının tamamını alsınlar islami olarak ciddi işler yapamazlar.

İslam’a dayanmayanlar, gerçek anlamda halka dayalı olamazlar. İslam’a dayalı olmayanlar, her zaman evrensel istikbardan merhamet dilenme durumunda kalacaktır. İslam’a neden dayanma durumunda olamadıkları ya da olamayacakları da ciddi bir şekilde irdelenmesi gerekiyor. Mısır, kısa zaman geleceğinde İslami siyasal sisteme yer verilmeyecek gibi görülmektedir.

İslam’a dayanamamanın en büyük engelini, dış güçler oluşturmuyorlar. İslam’a dayanmada onların İslami anlayışları engel oluşturuyor. İktidara yaklaştıkça İslami anlayışlarının engellerini daha fazla görmüş oluyorlar. Bu zamanda saltanat ve hilafet rejimlerini oluşturmanın zorluğu bir yandan, uygulanacak fıkhı ortaya koymanın aşılamaz zorlukları laikliğe mahkûmiyeti beraberinde getiriyor. İslam’ı ve tarihi yanlış okumaların kıskacını ihvanın üst düzeyindeki üyeleri derinlemesine hissediyorlar. Bu sorunları aşmanın zorluğu, İslam’a dayalı siyasal taleplerin ertelenmesine sebep olmaktadır.

HÜSEYİN TAŞ